top of page
Ara
  • Sibel Kavunoğlu

Sonbahar ve Öz-Şefkat


Artık Sonbahardayız. Bazılarımız sıcak yaz günlerinin bitmesini üzülüyor, bazılarımız ise yaprakların dökülmesini ve havaların soğumasını hiç istemiyor. Bazılarımız ise nihayet Sonbahar geldi diyor. Bazılarımız ise şimdiden gelecek yazın planlarını yapıyor.

Benzer durum içimizdeki kalıplar için de geçerlidir. Her anımızda pozitif olsaydık ve her zaman hoş düşünceler ve duygular yaşasaydık, hayatın derinliğini ve anlamını büyük ölçüde fark edemeyecektik. Kusurlu olmanın ötesine geçememe bağımlılığı içindeyiz. Bu bağımlılık, insanı ya depresyona ya da kusurlu gelişme potansiyelini kullanmaya iter. Hangisini seçeceğiniz ise tamamen sizin bakış açınıza bağlıdır.

Kusurlu olduğumuzu fark ettiğimizde depresyonla birlikte gelişme potansiyeli yer alır. Ben her zaman gelişme potansiyeline odaklanırım. Zira gelişme potansiyeli olmamasının eylemsizlik, eylemsizlik motivasyonsuzluk, motivasyonsuzluk ise amaçsız bir yaşamla sonuçlanır. Bunun tam tersi acı bir deneyim olduğunda, kendimize nazik, şefkatli davrandığımızda çok güzel bir şey olur. Kendimize karşı hissettiğimiz öz-şefkat acıyı sevgiyle tutar, böylece değişimleri kabul etmek kolaylaşır.

Tabii ki olumsuzluğun varlığını inkâr edemeyiz, sadece olumsuzluktan neler kazanabilir miyim? Buradaki gelişme fırsatı neler olabilir? Şeklinde düşünerek kendimizi olasılıklara açabiliriz.

Olumsuz anlar, bu anlamda iyi niyet kasımızı çalıştırmak için çok iyi bir fırsattır. Bu fırsat, "Mutlu olabilir miyim", "Huzurlu olabilir miyim" veya "Kolayca yaşayabilir miyim" gibi soruları beraberinde getirir. İyi niyet, iyi duygular anlamına gelmez. Sevgi dolu bir nezaket, sıkıntıyla karşılaştığında nezaket, sıkıntıyı dönüştürür.

Her şey, her an değişir. Bazen iyi şeyler başımıza gelir bazen de kötü. Kendimize karşı şefkat göstermek değişimi kabul ettiğimizin bir göstergesidir. Normal anlarda daha iyi olmak, daha başarılı olmak, pozitifte kalmak için elimizden geleni yaparız. İşler istediğimiz gibi gitmediğinde kendimize karşı acımasız davranırız. Halbuki olan olmuştur. Olanı hiç kimsenin değiştirme gücü yoktur. Bu tür anlarda kendimize karşı şefkat göstermek en akıllıca olandır.

Bu tür anlarda kendinizi sakinleştirecek araçlara ihtiyacınız var. Kendinizi sakinleştiremedikçe birbiri ardına gelen acımasız düşünceler, sadece başarısız geçen o konuyla ilgili değil, henüz gerçekleşmemiş benzer olaylar için de kendinizi suçlamanıza neden olur.

Bu tür anlarda kendi kendinize aşağıdaki şekilde telkinlerde bulunabilirsiniz.

- Evet istediğim gibi gitmedi. Şu an olanları değiştiremem, her şey değişiyor.

- Kendimi mutlu olmayı diliyorum,

- Kendime sükûnet dolu anlar diliyorum,

- Kendimi olduğum gibi kabul edebilmeyi diliyorum,

- Hayatta bu tür anlar olduğu gibi mutlu anlarım da olacak

Böylesi güzel dilekler dilemenin amacı güzel duygular hissetmekten ziyade sakinleşmek, kendi üzüntümüze ortak olmakla ilgilidir.

Bu tıpkı bir keşişin dediği gibi:

"İyiliğin güneşi acı çekmenin gözyaşlarıyla buluştuğunda, şefkat gökkuşağı ortaya çıkar."

Kendinizi sıkıntılı hissettiğinizde, sevgi dolu şefkatin bu versiyonunu uygulamak size daha gerçekçi gelebilir.

Sevgi dolu nezaket ve öz-şefkat, kalbinizin tüm mevsimlerine açılmanıza yardımcı olabilir.


Her Daim Sevgi ve Işıkla

Sibel KAVUNOĞLU.


Kaynak: Prof. Kristen Neff Öz-şefkat

Özel Not: Bu yazı ilginizi çektiyse Size Özel başlığındaki Meditasyon uygulamaları içeriğinde yer alan. Sonbahar ve Öz Şefkat Meditasyonunu deneyebilirsiniz.

42 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör