Ara
  • Sibel Kavunoğlu

Mucize, Pratik Meselesi


Öfke, sahip olduğumuz tüm mutlulukları yok eder. Öfkenin hoş bir tarafı yoktur. Öfke, ajitasyon, sabırsızlık, kin, nefret, huzursuzluk ve daha birçok olumsuz duyguyu yaratarak bizi bunaltır, gerçeği görmemizi engeller, bir an bile huzur vermez. Öfkenin tam zıddı olan zihnin sabırlı olan tarafı ise ortaya çıkar çıkmaz huzur verir.

Hayal kırıklılığına uğramış mutsuz zihin, kolayca öfkeye dönüşebilen bir yakıt gibidir. Öfkeyi sabırla yenmeyi öğrenene kadar, öfke, sahip olduğumuz tüm mutlulukları yok edecektir!!

Zihnin öfke ve nefret hali hiç de zayıf değildir. İçerisinde nefreti barındıran zihin, nefretin kaynağı olan nesneye ve onu nasıl yok edeceğine inanılmaz derecede tutunur. Bu güçlü tutunma hali gerçek düşmanın kim olduğu konusunda bizi yanıltır. Gerçek düşmanı yok etmek için, öfkenin bu gücünü tersine çevirmek gerekir. Bunun için, tüm dikkatimizi, böylesine mutsuzluğa sebep olan şeye, kendi öfkemize odaklamalıyız. İşte bu noktada sabıra ihtiyacımız vardır. Sabır, o anda orada olanla birlikte kalabilme gücünü verecektir.

Gerçek şu ki, bir düşman bize zarar vermeye çalıştığında ya da olumsuz durumlar oluştuğunda sinirlenmemize gerek yoktur. Olanların hikayesine odaklanmak yerine yapılabilecekler ve yapılamayacaklara odaklandığımızda öfke yakıtının gücünü azaltırız. Kendimizi geliştirmek için bir sürü şey yapıyoruz. Tüm öğretilere ve yaptığımız geri çekilmelere rağmen nedense zihnimizde sabır geliştirmeyi göz ardı ediyoruz. Yıllar sonra bu durumu idrak ettiğimizde, pişman olmak için geç kalmış olacağız.


Mutlu bir zihin yaratamazsak, mutsuz olandan vazgeçemeyiz. Sorunlardan kaçmak çözüm değildir. Zaten bu mümkün de değil. Bunun için acı çekmeyi gönüllü olarak kabul etmenin faydaları üzerinde iyi düşünmeli ve her ne olursa olsun, öfke ve hayal kırıklığının ortaya çıkmasına izin vermemek için güçlü bir kararlılık göstermek gerekir. İşte bu kararlılığı sağlayacak olan sabırdır. Sabır konusunda pratik yapmadıkça farkında bile olmadan önce bir günü, ardından bir haftayı, bir ayı, bir yılı geride bırakacağız. Sonra bir de bakmışsız hayatımızın sonuna gelmişiz.

Peki, sabrı nasıl pratik yapabiliriz?

Zihnimizi eğiterek..

Biri veya bir şey tarafından rahatsız edildiğimiz anda, öfkenin korkunç etkilerini hatırlayarak, bir an bile öfkenin doğmasına izin vermeme kararlılığını göstermeliyiz. Bunun için her gün belirli bir süre bu basit pratiği yapmalıyız. Zihni sabır konusunda eğiterek, ortaya çıkan kızgın bir düşüncenin üstesinden gelebilmek için elimizden geleni yaptıkça, günün birinde mutlaka olumlu yönde değişim olacaktır. Zamanla öfkeli zihnin, ortaya çıkmadığını fark ettikçe, sabır gösterme kararlılığı kendiliğinden güçlenecektir.


Kim bilir? Belki de bir gün, kendimizi iş yerindeki bir meslektaşımızın sert bir sözüne ya da üst komşunun çocuğunun top oynarken çıkardığı gürültüye neden bu kadar sinirlendiğimize gülerken bulabiliriz. İşte bu anlamda mucizeleri yaratmak pratik meselesidir.


Her Daim Sevgi ve ışıkla



Kaynak: Lama Zopa Rinpoche 6 perfections

67 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör