top of page

Bu Blog Ne?
Bu yazılar ne vaat eder, ne vaat etmez
Bu yazılar hızlı çözümler sunmaz.
Reçete vermez, yol tarif etmez.
Bazen bir soruya eşlik eder,
bazen sadece durup hissetmeye alan
açar.
Nefesin, şefkatin ve farkındalığın
günlük hayatta nasıl yaşandığına dair
dürüst notlardır bunlar.
Her yazı bir davettir.
Okumak da, geçmek de serbesttir.
Ara


Çocuklukta Öğrendiğimiz Koruma Stratejileri: Bedenimizde Taşıdığımız Eski Alışkanlıkları Nasıl Serbest Bırakırız?
Hayatın özellikle ilk yıllarında hepimiz, farkında olmadan bir dizi “koruma stratejisi” geliştiririz. Bu stratejiler zihinsel değil; bedenin hayatta kalma zekâsıdır. Bir çocuk, ilişkisindeki güç dengesini, evdeki duygusal atmosferi, ebeveyninin ruh halini büyük bir hassasiyetle okur. Ve kendini koruyacak bir yol seçer: “Uyumlu olursam güvende olurum.” “Sessiz kalırsam sorun çıkmaz.” “Mükemmel olursam eleştirilmem.” “Geri çekilirsem incinmem.” “Hızlı büyürsem kimseye yük olmam

Sibel Kavunoğlu
5 gün önce2 dakikada okunur


Duyguların Sessiz Sesi: Çeyrek Sesimizi Dinlemeyi Öğrendiğimizde
Rob Preach’in şu sözü beni derinden etkiliyor: “If we learn to listen to this quarter voice of feeling, we will know what is important and be able to make choices based upon a sense of knowing what is true for us.” “Eğer duygularımızın o çeyrek sesini dinlemeyi öğrenirsek, bizim için neyin önemli olduğunu bilir ve kendi gerçeğimize uygun seçimler yapabiliriz.” Aslında hepimiz, fark ettiğimizden çok daha fazla duygu taşırız içimizde.Bazıları sevdiğimiz, bazıları uzak kalmak is

Sibel Kavunoğlu
12 Oca3 dakikada okunur


O İlk Yarayı İyileştirmenin Tek Yolu
Yazar notu: Bu yazıya denk geldiyseniz önce ‘’Evren Olan Bebekten Kırılgan İnsana: Unutulmuş Bir Anın Sessiz İzleri’’ yazımı okumanızı tavsiye ederim O İlk Yarayı İyileştirmenin Tek Yolu: Geri Dönmek ve Görmektir. O en eski, en unutulmuş anda hissettiğimiz kırılganlığı bugünün bilinciyle görmek… İşte dönüşüm burada başlar. · Çocukken hissettiğim acı gerçekti. · Ama bugün hâlâ aynı tehdit altında değilim. · Bugün yaşadıklarım o eski duygunun tetiklenmiş hâli.

Sibel Kavunoğlu
2 Oca1 dakikada okunur


Evren Olan Bebekten Kırılgan İnsana: Unutulmuş Bir Anın Sessiz İzleri
Ram Dass bir konuşmasında şöyle der: “Evrenin tamamıymış gibi hisseden bir bebeyken… bir anda küçücük, kırılgan bir varlığa dönüştüğünü hayal edebilir misin?İlk kez dünyada senden çok daha büyük güçlerin olduğunu fark ettiğinde… nasıl da derin bir yetersizlik hissi doğar.Ve hepimiz o anı yaşadık — çoğumuzun içinde o kadar derinlere gömüldü ki, bir daha asla bilincimize getiremez olduk.” Bu söz, insan olmanın en kırılgan tarafına ışık tutuyor:Evrenle bir olduğumuz o bilinç hâ

Sibel Kavunoğlu
26 Ara 20252 dakikada okunur


Öz Benlikle Buluşmak: Şifanın Sessiz Kapısı
Bazen hayatın gürültüsü içinde kendi öz benliğimizin sesini duyamayız. Oysa şifanın sessiz kapısı, tam da bu derin sessizlikte aralanır. Ego, içimizdeki çocuk ve kafamızdaki sesler bize hem yol gösterir hem de zaman zaman yolumuzu bulmamızı zorlaştırır. Bu yazıda, onların ardındaki hakikati birlikte keşfe çıkıyoruz. Ego, içimizdeki çocuk ve kafa sesi konuları modern psikoloji ve psikoterapide sıkça tartışılan kavramlar arasında yer alıyor. Ego: Freud’un yapısal kuramında ego,

Sibel Kavunoğlu
20 Ara 20252 dakikada okunur


Ego ve İçimizdeki Çocuk: Kafa Seslerinin Gizli Kaynağı
Ego… Hepimizin hayatında duyduğu, çoğu zaman “yanlış” ya da “gereksiz” gibi algılanan bir kelime. Egoyu anlamak çok zamanımı aldı. Ve fark ettim ki, egoyu yok etmeye çalışmak aslında mümkün değil. Çünkü o bu dünyaya geliş paketimizin bir parçası. Egoyu yok etmek yerine onun kökenini anlamak ister misiniz? Ego bir düşman değil, seni bir zamanlar acıdan koruyan sessiz bir müttefiktir. Ego bizi korur. Bizi diğerlerinden ayıran parçamızdır. Bir o kadar da kendi benliğimizin silin

Sibel Kavunoğlu
14 Ara 20252 dakikada okunur


KENDİN OLMAK: RUHUN SESSİZ DEVRİMİ
E.E. Cummings şöyle der: “Seni diğerlerinden farksız yapmaya çalışan bir toplumda, kendin olarak kalabilmek savaş ister.” Ve ekler: Bu savaş başladı mı, artık sonsuza kadar seninledir. Çünkü kendin olmak, bir kere uyandığında geri dönmediğin bir yolculuktur. Dış dünyanın sesinden değil, içindeki derin çağrısından beslenen bir yol… Bu yolculuğun ilk adımı çoğu zaman farkında olmadan atılır:Bir gün uyanırsın ve seçimlerin, rollerin, sorumlulukların, sessizliklerin…hepsi bir an

Sibel Kavunoğlu
2 Ara 20252 dakikada okunur


Sekiz Dünyasal Kaygı: Davranışlarımızı Şekillendiren Görünmez Rüzgârlar
Budist psikolojinin sekiz dünyasal kaygı olarak tanımladığı dört ikili tema, bu çocukluk stratejilerimizin kökünü oluşturur: Kazanç – Kayıp Övgü – Eleştiri Haz – Acı Ün – Kötü Ün Bir çocuğun davranış kalıbı, çoğu zaman bu rüzgârlardan korunma girişimidir. Örneğin: “Eleştirilmeyeyim” → Mükemmeliyetçilik “Kaybetmeyeyim” → Aşırı uyum “Acı çekmeyeyim” → Duyguları bastırma Bu rüzgârlar geçicidir. Ama bedende bıraktığı izler kalıcı hale gelebilir. Peki bugün işe yaramayan bu kalıpl

Sibel Kavunoğlu
27 Kas 20251 dakikada okunur


Öz Benlikle Buluşmak: Şifanın Sessiz Kapısı
Bazen hayatın gürültüsü içinde kendi öz benliğimizin sesini duyamayız. Oysa şifanın sessiz kapısı, tam da bu derin sessizlikte aralanır. Ego, içimizdeki çocuk ve kafamızdaki sesler bize hem yol gösterir hem de zaman zaman yolumuzu bulmamızı zorlaştırır. Bu yazıda, onların ardındaki hakikati birlikte keşfe çıkıyoruz. Ego, içimizdeki çocuk ve kafa sesi konuları modern psikoloji ve psikoterapide sıkça tartışılan kavramlar arasında yer alıyor. Ego: Freud’un yapısal kuramında ego,

Sibel Kavunoğlu
10 Kas 20252 dakikada okunur


Gerçekten Dinlemek: Görüntüsüz Bakabilmek
Bir kişiyle iletişim hâlindesiniz. Bu, öyle bir an olsun ki gerçekten karşınızdakini dinlediğiniz bir an olsun. Araya girmeden, müdahale etmeden, dinlediğinizi göstermek için sözler sokuşturmadan… Sadece varlığınızla orada olduğunuz bir an. Konuşan bir kişi var, dinleyen siz varsınız. Fakat aslında neyi görüyorsunuz? Onu mu, yoksa zihninizin onun hakkında yarattığı görüntüyü mü? Çoğu zaman fark etmeden şöyle bir tablo çizeriz; İletişim halindeyken konuşmacının sesi, üzerindek

Sibel Kavunoğlu
3 Kas 20252 dakikada okunur


Doğduğumuzda Her Şeyiz: Şefkatin ve Farkındalığın Köküne Yolculuk
Doğduğumuzda aslında her şeyiz.Varoluşun kendisinin bir parçası, saf ışığın ve sevginin ta kendisiyiz. Henüz zihin devreye girmemiştir; dünyayı kavramlarla değil, bütünlükle hissederiz.Gerçek Doğamız, Şefkattir. Şefkat, doğduktan sonra öğrenilmez. Bilim insanları bebeklerle yaptıkları deneylerde, insanın özünde şefkatli olduğunu kanıtlıyorlar.Henüz konuşamayan bir bebeğe iki kukla gösteriliyor. Birinde bir oyuncak diğerinin yolunu kesip ona zorluk çıkarıyor. Sonra bebekten oy

Sibel Kavunoğlu
21 Eki 20252 dakikada okunur


Onay Bekleme Sendromu ve Otorite İlişkilerimizin Gölgesi
Bazı duygusal kalıplar kolay kolay çözülmez. Hele ki yakın ilişkilerde ortaya çıktıklarında insanı ciddi anlamda şaşkına çevirirler. Bunlardan biri de başkalarından onay bekleme sendromudur. Belki de şu an şöyle diyorsunuz; “Bunun farkındayım ama ne yapacağım?” Ne yapacağını bilememenin sebebi onay bekleme sendromunun geçmişten gelen bastırılmış bir duygudan beslenmesidir. Ve bu bir döngü halindedir. İlk adım her zaman farkındalıktır. En önemlisi kendi gücünüzü ve içsel ist

Sibel Kavunoğlu
16 Eki 20252 dakikada okunur


Kabullenmenin Gücü: Öfke, Travma ve Duygusal Şifalanma
Kabullenme psikoloji literatüründe, özellikle Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ile öne çıkan güçlü bir kavramdır. Kabullenme, acı...

Sibel Kavunoğlu
29 Eyl 20252 dakikada okunur


Zihnini Dönüştür, Hayatını Dönüştür
Hayatımız boyunca pek çok şey deneriz. Eğitimler alır, farklı yollar keşfeder, çeşitli yöntemleri uygularız. Yine de bazen, tüm...

Sibel Kavunoğlu
29 Eyl 20252 dakikada okunur


🪞Zihninin Aynasında Dış Dünyayı Görmek
Gerçeklik sandığın kadar dışarıda değil. Bakış açın her şeyi değiştirir. Her gün dünyada neler olup bittiğine kafa yoruyoruz. Haberler,...

Sibel Kavunoğlu
26 Eyl 20252 dakikada okunur


Gerçek Değişim Ne Anlama Gelir?
Değişim çoğu zaman dış dünyada bir şeyi dönüştürmek gibi algılanır. Oysa gerçek değişim, problemin kendisini değil, ‘’onunla olan...

Sibel Kavunoğlu
25 Eyl 20252 dakikada okunur


Kurban Değil, Yaratıcıyız: Hayatımıza Sahip Çıkmanın Zamanı
Bu gezegene doğduğumuz andan itibaren acıyla tanışıyoruz. Bazılarınız belki şu an “Ben buraya nasıl geldim?” diye merak ediyor. Hatta...

Sibel Kavunoğlu
14 Eyl 20252 dakikada okunur


Görünmeyen Güç: Öz-Şefkatin Dönüştürücü Gücü
İçinde bulunduğumuz dünyada birçoğumuza öğretilen şey, ancak yeterince iyi, başarılı, verimli veya faydalı olursak "değerli"...

Sibel Kavunoğlu
26 Ağu 20252 dakikada okunur


Frekansını Değiştir, Gerçekliğini Dönüştür
Bir problemi, onu yarattığımız bilinç düzeyinde çözemeyiz.” — Albert Einstein. Einstein’ın bu sözü sadece fizik yasaları için değil,...

Sibel Kavunoğlu
12 Ağu 20252 dakikada okunur


Şifa Bir Seçimdir:
Geçenlerde karşıma çıkan bir hikâye, çoğumuzun acı ve ihanetle nasıl başa çıktığını derin bir şekilde sorgulattı bana. Sadece bir metafor...

Sibel Kavunoğlu
21 Tem 20252 dakikada okunur
bottom of page
