top of page

Duygular Geçicidir: Öfke, Kolektif Alan ve Şefkatli Yol


Hayatta farklı anlarda haksızlığa uğrayabiliriz. Biri sınırlarımızı aşar, söz verir tutmaz, emeğimizi yok sayar, dedikodu yapar… O anda çok doğal olarak ‘’öfke’’ yükselir. Bu bir problem değildir. Duygu hayatın bir parçasıdır. Sınırlarımızın nerede olduğunu gösterir. Fakat asıl mesele şudur:


O olay geçtiği halde öfke içimizde kalmaya devam ediyorsa ne olur?


Olay biter. İnsanlar yollarını ayırır. Artık kimse kimseye dokunmaz. Ama içeride ateş sönmez. İşte burada duyguların iki katmanı görünür.


 1) Olaydan gelen kişisel duygu; Bu anlaşılması kolaydır:

Bir şey oldu → üzüldüm, öfkelendim. Bu, bize ait bir duygudur. Beyin bunu şöyle bir bilgi olarak kaydeder. “Bu güvenli değil, dikkatli ol.” Bu yüzden öfke, aslında bir koruma mekanizmasıdır.

Kalbimizi korumak ister. Ama sonra ikinci katman gelir. İkincisi Kolektiften gelen duygudur.

İnsanlık tarihi boyunca birikmiş ‘’kolektif öfke’’ vardır: Dolayısıyla öfke sadece benim öfkem değildir. Yaşadığınız toplumda nesilden nesile haksızlık, adaletsizlik, güçsüz bırakılma,  görülememe, bastırılma gibi temalar hakimse öfkenin derecesi daha da güçlenir.


Bu yüzden bir olay tetiklendiğinde kolektif alan da harekete geçer. O yüzden bazen deriz:

 “Bu öfke sanki bana ait değil, çok büyük bir şey…”

Evet. Çünkü bazen gerçekten öyledir.

 O halde hangi öfke bana ait?


Bunu anlamanın çok basit ama çok bilgece bir yolu vardır. Kendimize şunları hatırlatırız;

 ‘’Bu deneyim beni tanımlamaz. Olay, sadece bir olaydır. Sen ise: değerleri olan, seçim yapabilen, kalbi olan, yaşamın bütünlüğüne sahip bir insansın’’


Zira olayın sizi tanımlamasına izin vermek, kendi değerlerinizi gücünü küçültür. Beden ise çok bilgedir: Duygu gelir, 90 saniye sürer, Sonra geçer


Eğer deneyimde olanları  ‘’Bunu nasıl yapabildi?” , “Asla affetmem!”,  “Ben bunu hak etmedim!” şeklinde sürekli beslemezsek duygu kendiliğinden çözülür.

Belki de tek bir soru her şeyi değiştirir. ‘’’Öfkede kalmanın bana faydası ne?’’

Cevap çoğu zaman şudur: Hiçbir faydası yok.


Öfke bizi hedefimize götürmez. Bana göre bizim gerçek motivasyonumuz, daha barışçıl olmak, daha huzurlu yaşamak, daha sevgi dolu ilişkiler kurmaktır. Öyle değil mi?


Yanıtınız kocaman bir ‘’EVET’’ ise O halde, öfkeyi tutmak bu yola hizmet etmez.


Bunu bir örnekle pekiştirmek istiyorum:

 İş yerinde bir haksızlığa uğradınız. Birisi emek verdiğiniz bir projeyi sahipleniyor.

Yutkunuyorsunuz. İçeride kaynama başlıyor. Gün bitiyor. O kişi gidiyor. Olay kapanmış gibi.

Ama siz hala, “Haksızlık!, Ben bunu hak etmedim!. Desiniz.  Evde yemek yerken bile aklında. Beden kasılıyor. Uyku zorlaşıyor.


Aslında gerçek şu: Proje bitti.  O kişi hayatına devam ediyor. Ama sen hala içeride taşıyorsun.

Burada bilgelik şudur:

 “Bu deneyim beni tanımlamaz.”

 “Benim için şimdi ne var?”

 “Ben hangi değere göre davranmak istiyorum?”


Bu bir kaçış değildir. Bu bir yön seçimidir. O halde O anı orada bırakmak, Nefes almak,* Değerlere dönmek daha bilgecedir.


Sizlere bazı pratik cümleler bırakıyorum;

🪷 “Bu duygu geçici.”

🪷 “90 saniye sonra bedenim rahatlayacak.”

🪷 “Bu deneyim beni tanımlamaz.”

🪷 “Ben kim olmak istiyorum?”

🪷 “Benim için şimdi ne var?”

 

İçimizde çok derin bir motivasyon vardır: sevgi dolu yaşamak,  barış içinde olmak,  huzurlu ilişkiler kurmak. Bu motivasyon, kim olduğumuzun özüdür.


Duygular hayatın doğasıdır. Gelirler ve geçerler. Biz ise:  gözlemci,  tanık,  seçim yapabilen bir varlığız.


Sevgi ve Barışla

Sibel Kavunoğlu

 
 
 

Yorumlar


İletişim

TKS Eğitim ve Danışmanlık

by Sibel Kavunoğlu

Boyalı Köşk Sok Yurt Apt 11/2 Arnavutköy Beşiktaş İstanbul

Bizi Takip Edin

  • Instagram
  • Facebook
  • LinkedIn
  • YouTube

info@nefestr.com

Whatsup&Tel: 0554 268 02 87

 

Photo to wix.archieve,  Logo credit to Sevim Dalan.

Bu sitede yer alan içeriğin 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır.

bottom of page