Kabullenmenin Gücü: Öfke, Travma ve Duygusal Şifalanma
- Sibel Kavunoğlu

- 29 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 18 saat önce

Hayatımızda bizi derinden yaralayan olaylar olur.
O anlarda içimizde yükselen şey — çaresizlik, keder, öfke — bazen o kadar ağır gelir ki tek çare onu bastırmak gibi görünür. Görmezden gelmek. Üzerinden geçmek. "Geçti, bitti" demek.
Ama bastırılan duygular kaybolmaz.
Zihinде, bedende, ilişkilerde iz bırakır. Bazen yıllar sonra, bambaşka bir kılıkta geri döner.
Öfke, en çok yanlış anlaşılan duygulardan biridir.
Toplumda öfkeli insan "kötü insan" olarak görülür. Bu yüzden öfkeyi bastırırız. Saklar, yutar, görmezden geliriz. Oysa hiç kimse sebepsiz öfkelenmez.
Öfkenin iki farklı yüzü var.
Birincisi, değerlerimiz ihlal edildiğinde yükselen öfke. İçimizdeki bir sınırın çiğnendiğini haber veren ses. Bu sağlıklıdır — bize bir şey anlatmaya çalışır.
İkincisi, bastırılmış acılarla birleşen öfke. Çözümlenmemiş bir yaranın, taşınan bir travmanın sesi. Bu öfke yıkıcıdır — çünkü aslında başka bir şeyin üstünü örter.
İkisini birbirinden ayırt etmek, şifalanmanın ilk adımıdır.
Bastırmak Mesajı Reddetmektir
Öfkeyi bastırdığımızda onun mesajını da reddediyoruz demektir.
Zamanla bu bastırma bilinçaltında inançlara dönüşür: "Öfkelenmek zayıflıktır." "Öfkeli insanlar tehlikelidir." Bu inançlar güçlendikçe hem kendi öfkemizi kabul etmekte zorlanırız hem de başkalarının öfkesini anlayamayız.
Ve öfkeyi anlamadığımızda — travma büyümeye devam eder.
Kabullenme Boyun Eğmek Değildir
Kabullenme, olan bitişe "tamam" demek değildir.
Olan bitişin gerçek olduğunu görmektir. Öfkenin varlığını inkâr etmeden, onunla savaşmadan, ama ona kapılmadan da — sadece bakmaktır.
"Evet, öfkelendim. Bunun bir sebebi var. Gel birlikte bakalım."
Bu bakış, duyguyla özdeşleşmeden onu görmektir. Ve bu küçük fark — her şeyi değiştirir.
Öfkeyi kabul ettiğimizde ondan öğrenebiliriz. Kökenine bakabiliriz. Hangi değerin ihlal edildiğini, hangi yaranın yeniden açıldığını görebiliriz. Bu görüş, travmanın gerçek dönüşümünü mümkün kılar.
Duygusal farkındalık artar. Beden gevşer. Şefkat — önce kendimize, sonra başkalarına — daha kolay akar.
Öfke düşman değildir.
Bize bir şey anlatmaya çalışan, bastırıldığında büyüyen, dinlendiğinde ise şifalanmayı başlatan bir sestir.
Her Daim sevgi ve ışıkla
Sibel Kavunoğlu





Yorumlar