Ara
  • Sibel Kavunoğlu

İlk Nefesin Travması


Birçoğumuz bunun pek farkında değil. Doğum çok önemli bir tecrübe. Doğar doğmaz aldığımız ilk nefes sırasında çektiğimiz acı o kadar güçlüdür ki etkisi, tüm hayatımıza yayılır.


Gerçek şu ki, aldığımız ilk nefesin kendisi travmadır. İlk nefesin travmasıyla, kendi kişisel yasamızı yaratırız. Öyle ki, bu travmadan algıladıklarımız, hayat boyu süren kanunumuz haline gelir. Bu kanun ilerleyen zamanlarda kendisini, kendi kendini sabote etme şeklinde gösterir. Kendi kendini sabote etme başlığı altına bizi mutluluktan uzaklaştıran her türlü eylem eklenebilir. Örneğin; Kişinin kendisi hakkında olumsuz düşüncelere sahip olması, kızgınlık, dargınlık, diğerlerini kendisinden öne koyma vb. gibi. Bizi mutluluktan uzaklaştıran eylemlerle ilgili hatırlanması gereken tek şey yüksek enerji frekansına sahip olmamalarıdır.

Transformal nefesle bu durumu şifalandırmak, hayat yolculuğumuzda bize sunulan en büyük bir hediyedir.

Transformal nefes seansı içinde ilk nefesin travması sıkışmışlık, korku hissi şeklinde kendisini gösterir. Bu duyguları hissetmek nefes alıp veren kişi için çok zorlu olsa da, düşünülenin aksine bu duygular ortaya çıktığında, doğum travması çözümlenmeye başlamış demektir. Böyle bir durumda, kişi nefes alıp verirken nefes koçları olarak bizler;

-Nefes almak iyidir

-Nefes almayı seviyorum, şeklinde olumlamalar yaparız.

Kişi nefesi seçtiği sürece ilk nefesin travmasını çözümlenmeye başlar. Bizler ise o sırada diyafram kasını rahatlatmaya odaklanırız. Zira diyafram, gerginse korku, endişe gibi stres yaratan duygular da orada demektir. Diyaframdan nefes alma alışkanlığı kazanıldıkça, stresi yaratan duygular ve arkasındaki hikâye çözülmeye başlar. Kişi kendisini daha güçlü hissetmeye başlar. Hayatında var olan endişe derece derece azalır.

Doğum süreci esnasında, ilk nefes travması dışında başka travma yaratan deneyimler de mevcuttur. Bunlardan biri sezeryanla gerçekleşen doğumlardır. Sezeryanla gerçekleşen doğumlarda kişi, doğal olarak doğum kanalından geçme deneyimi olmaz. Bu tarz deneyimleri olan danışanlarımıza nefes seansı sırasında;

-Doğru yapabilirsin

-Burada yapman gereken özel bir görevin var

-Burada olmayı seçtin

-Burada bir sürü sevgi deneyimin olacak,


şeklinde olumlamalar yaparken aynı zamanda kişiyi nefese yönlendirerek diyafram kasını rahatlatırız. Diyafram kası rahatladıkça kişi bu dünyada var olmasının bir değeri olduğunu anlamaya başlar, kendisini daha güçlü hisseder. Zaman içinde suistimal edilen bir bireyden gücünü hisseden bir bireye dönüşür.

İşte bu açıdan kendinize çalışırken ilk nefesin travmasını göz ardı etmemenizi öneririm.


Dip not; Doğum travmasına maruz kalan kişiler çoğunlukla karnından nefes alamayanlardır.

Her Daim Sevgi ve Işıkla




Kaynak. Judith Kravitz

23 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör