top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıSibel Kavunoğlu

Kendimize Dair

Dünya çok çılgın bir yer. Her gün aile, arkadaşlar gibi bir sürü kişi ve durum tarafından bombardımana tabi tutuluyoruz. Aşırı yüklenmiş durumdayız. Buna zihnimizdeki kaotik düşünceler, kafa sesleri de dahil. Bugün bu anlamda kendimiz ve düşüncelere dair bir şeyler paylaşmak istiyorum

 

Düşüncelerin enteresan bir yapısı vardır. Gelip geçicidirler. Fiziksel bir yapıları yoktur. Onlara gerektiğinden fazla güç verdiğimiz de kaotik olabilirler. Olumsuz düşünceler tarafından bombardımana tutulduğumuzda geri çekilmek ve onları izlemek en hayırlısıdır. Bu da cesaret gerektiren bir eylemdir.

 

Düşünceler türlü türlüdür. Bazıları suçlayan düşüncelerdir; O bunu yaptı, neden olmadı, bunu hak etmedim gibi. Bir de mutsuzluk yaratan düşünceler vardır. Bu noktada düşünceleri bir süreliğine arkadaşlarınız gibi düşünmenizi istiyorum. Örneğin ev arkadaşınız sürekli mutsuz ve huysuz ise onunla tartışmak dahi istemezsiniz, mümkünse uzaklaşırsınız. Olumsuz düşünceleri de tıpkı mutsuz ev arkadaşları gibi düşünmelisiniz. Mümkünse onlardan uzak kalmalısınız.

 

Hassas olan, nazik davranan ve kendisine güvenen pozitif ev arkadaşı gibi olumlu düşüncelerin bize çok faydası vardır. Ne yazık ki, olumlu düşüncelerden ziyade olumsuz düşünceleri seçmeye meyilliyiz. Ortaya çıktıklarında gerçek olup olmadıklarını analiz etmeden onlara inanıyoruz. Bu süreci minik bir örnekle ile anlatmak istiyorum

 

Sakin bir şekilde oturmuş kitabımızı okurken, bir köpek sesi duydunuz diyelim. Zihin bu havlamaya takılır ve onu takip eder. Eninde sonunda sinirlenir. Hep güzel şeylerin başımıza gelmesini isteriz. Sadece iyi şeyler olsun isteriz. Güzel şeylerin başımıza gelmesini isteyen düşüncenin kendisi travmayı yaratandır. Köpeğin sesinden rahatsız olmamanın bir yolunu bulmak önemlidir. Çünkü gerçekte bizi rahatsız eden köpeğin sesi değildir. En derinde ‘’ güzel şeylerin başımıza gelmesi isteğidir’’.

 

Bu istek an ve an o kadar çok bizimle birlikte olur ki ufak bir olayı bir köpeğin havlaması gibi büyütürüz. Bu şekilde gün içinde ufak tefek bir sürü şey olur. Güzel şeylerin olmasını isteyen tarafımız bu duruma çok sinirlenir. Ufak tefek durumların sayısı artar, hepsi de zihinde birikirler. Hiç beklemediğimiz bir anda ortaya çıkarak bombardıman etkisi yaratır. Halbuki ortaya çıkması son derece normal bir süreçtir. Ufak şeylerin bizi sarsmasına izin vermemek için zihnimize düşen düşünceleri analiz ederek bize ne tür faydalar sağladıklarını bulmalıyız.

Bazılarımız bunun için terapiste gider, bazılarımız ise tek başına bir şeyler yapmaya çalışır. Hayat bu anlamda hiç de kolay değildir. Fakat bu tamamen yaşamın kendisidir. Bu süreci olduğu gibi kabul etmeli ve elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.

 

Zihnimizle mutlaka ama mutlaka ilgilenmenin bir yolunu bulmalıyız..

 

Her daim sevgi ve ışıkla

Sibel Kavunoğlu

70 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page